Buğday "icad" edilmedi aslında, doğada kendiliğinden vardı 🙂 İnsanlar onu evcilleştirdi.

Kısaca hikayesi şöyle:

1. Vahşi atası vardı

Bugün yediğimiz buğday, yaklaşık 300 bin yıl önce doğada yetişen yabani otlardan geldi. En yakın akrabaları einkorn ve emmer denen yabani buğday türleriydi. Taneleri çok küçüktü ve olgunlaşınca yere dökülüyordu.

2. İnsanlar toplamaya başladı

12-13 bin yıl önce Avcı-toplayıcı insanlar bu yabani başakları toplamayı sevdi. Çünkü karbonhidrat ve depolanabiliyordu. Türkiye'nin güneydoğusu, Suriye, Irak, İsrail'i kapsayan "Bereketli Hilal" bölgesi bunun tam merkeziydi.

3. Evcilleştirme oldu

Yaklaşık 10.000 yıl önce Neolitik dönemde insanlar tohumları ekmeyi denedi. Yıllarca en verimli, dökülmeyen, büyük taneli başakları seçip ektiler. Bu doğal seçilimle yabani buğday zamanla bugünkü buğdaya dönüştü.
Buğdayı ilk evcilleştiren yerlerden biri de Türkiye toprakları. Göbeklitepe ve Karacadağ çevresinde yapılan kazılarda dünyanın en eski evcilleştirilmiş buğday kalıntıları bulundu.

4. Sonra yayıldı

Tarım başlayınca buğday da insanlarla birlikte göç etti. Önce Anadolu'dan Avrupa'ya, sonra tüm dünyaya yayıldı. 8-9 bin yıl içinde biz onu seleksiyonla değiştirdik, o da bizi yerleşik hayata geçirdi.

Yani buğdayı bir laboratuvarda icat etmedik. Binlerce yıl boyunca tohum seçerek, eke eke "şekillendirdik".

İlginç detay: Genetiği değiştiği için artık doğada kendi başına hayatta kalamaz. İnsan ekmese üreyemez.

Özetle; sanıldığı gibi bugünkü besinlerimizin hiçbiri gökten inmedi yada bir peygamber tarafından mucize ile bize lütfedilmedi.

Bugünkü besinleri milyonlarca insan denedi zehirlendi öldü ve hayatta kalanlar iyi olanı günümüze taşıdı.