Sosyal Darwinizm = Charles Darwin’in evrim ve "doğal seçilim" teorisinin insan toplumlarına uygulanmasıdır.

Temel fikir
19. yüzyılın sonlarında ortaya çıktı. Darwin biyolojide "uyum sağlayan türler hayatta kalır" demişti. Sosyal Darwinistler bunu alıp şuna çevirdi:
"Toplumda da güçlüler, zeki olanlar, zenginler başarılı olur. Zayıflar elenir. Bu rekabet toplumu ilerletir."

Yani devlete düşen görev fakirlere yardım etmek değil, rekabetin önünü açmaktır.

Özetle
Sosyal Darwinizm = "Toplum bir ormandır, güçlü yaşar" düşüncesi.
Ekonomide liberalizm + devletsizlik, siyasette emperyalizm ile birleşince ortaya çıktı.

Neden "çöktü" deniyor?

1. Mutlak serbestlik diye bir şey yok

Klasik Sosyal Darwinizm: "Devlet karışmasın, en güçlü kazansın" diyor.
Ama modern devletler tam tersini yaptı: İşçi hakları, tüketici hakları, rekabet kurulları, anti-tekel yasaları, asgari ücret...
Yani "vahşi orman"ı kanunlarla evcilleştirdik. Serbest piyasa bile kural olmadan işlemiyor.

2. Fırsat eşitliği yok

Darwin doğada her birey "sıfırdan" başlar. Toplumda öyle değil.
Biri ailesinden şirket + bağlantı + eğitimle başlıyor. Diğeri borçla ve gecekondu mahallesinden.
Başlangıç çizgisi eşit değilse "en güçlü kazansın" demek adaletli bir yarış olmaz. Bu yüzden devletler pozitif ayrımcılık, burs, kota gibi şeyler çıkardı.

3. Eşit rekabet koşulları yok

Büyük şirketler lobi yapıyor, küçük esnaf vergiyle boğuşuyor.
Bir ülke teknolojide 100 yıl önde, diğeri yeni sanayileşiyor.
"Serbest ticaret" adı altında eşitsiz güçler yarışınca zayıf taraf eleniyor. Bu da sosyal patlamalara yol açıyor.

Peki tamamen bitti mi?
İdeoloji olarak reddedildi ama mantığı bazı yerlerde hala yaşıyor:

  • Ekonomide: "Başarısız şirket batsın, devlet kurtarmasın" diyenler

  • Uluslararası ilişkilerde: "Güçlü olan kuralları yazar" realpolitik yaklaşımı

  • Spor ve girişimcilikte: "Kazanan her şeyi alır" kültürü

Fark şu: Artık bunu "doğal yasa" diye değil, "tercih edilen sistem" diye savunuyoruz.

Özet
Sosyal Darwinizm çöktü çünkü kendi şartını sağlayamadı: Eşit başlangıç + kuralsız rekabet.
Kanunlar girince "doğal seçilim" olmaktan çıktı, "düzenlenmiş rekabet"e döndü.